Onurumuzu hep Başbakan mı kurtaracak?
Rize
Haber
25 Mart 2014 - Salı 13:47 Bu haber 1090 kez okundu
 
Onurumuzu hep Başbakan mı kurtaracak?
GÜNDEM Haberi
Onurumuzu hep Başbakan mı kurtaracak?

Türkiye kuruluşu itibariyle Osmanlı ile bağlarını kopartırken Müslüman bir toplumu hiçe sayarak İslam ile bağlarını da "hile" ile kopartarak kuruldu. İslam ile bağın resmi kurumu olarak hilafet makamının kaldırılmasından, Arap harflerinden müteşekkil alfabenin kaldırılışına, kılık kıyafet kanununa kadar her alanda jakoben "inkılapların" beşiği oldu. Halkın Müslüman oluşuna bakmaksızın ezanlar Türkçeleştirildi, Kur'an-ı Kerimler saklanmak zorunda kaldı, camiler ahıra çevrildi. 1950'lere kadar hüküm süren tek parti yönetimine bağlı bu üst siyaset, toplumdan kopuk yürüdü. 1950'lerden sonra ise üst siyaset ile toplum her yan yana geldiğinde bu ülkede darbe oldu. Bahsettiğim bu iç siyasetin, dış siyasette tezahürü olarak Müslümanların çoğunluğunu oluşturduğu Türkiye'nin diğer Müslümanlar ve Müslüman ülkeler ile bağları kesildi. Ancak bugüne kadar bunu yapanlar hep üst siyasetçiler ve resmi ideolojiciler oldu, bugün ilk kez bunu yapan Türkiye içindeki Müslüman gruplardan bir grup oldu, bu yıllar sonra daha iyi anlayacağımız tarihi bir kırılmadır. Türkiye'nin iç siyaset içerisinde (bknz. zorunlu laiklik ile dindarlara; zorunlu ırkçılık ile Kürtlere yapılanlar) boğulduğu, demir perde ülkesi gibi yönetildiği zamanlar oldu. Ümmet bilincinden kopuk, Türk-İslam sentezi (ki bunu da bir ara tartışmalıyız) şeklinde bir yapı, sonuç olarak karşımıza çıktı. Müslüman Türkiye halkı, dünyadaki diğer Müslümanları dert edindi ama resmi ideoloji güden üst siyasetin hiç böyle bir gündemi olmadı. Biz Bosna'da, Filistin'de, Mısır'da oradaki Müslüman kardeşlerimiz ile birlikte dertlenirken üst siyasetin hiç böyle bir gündemi olmadı, olmadığı gibi gündemi olanları da bertaraf etmeye çalıştılar. Ak Parti siyasi bir parti, eleştirilecek birçok icraatı oldu, eleştirdik, eleştirdim; eleştireceğiz, eleştireceğim. Ancak bu partinin yazılması gereken birçok iyi icraatı da oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'e "one minute" dediğinde, Mısır'daki darbecilere Rabia selamı çaktığında aslında Türkiye Müslümanlarının, uluslararası düzeydeki onurunu kurtardı, yüzümüzü güldürdü. Zaten şimdi de bunları yaptığı için kendisine bedel ödettirilmeye çalışılıyor. Ve Başbakan üzerinden yürütüldüğü sanılan bu savaşın Türkiye'nin savaşı, ümmetin savaşı, Müslümanların savaşı olduğu gerçeğinin üzeri örtülmeye çalışılıyor, çok mide bulandırıcı bir şekilde bu nedenden ötürü bu savaş içinde bir Müslüman grup, Müslümanlara kurşun sıkıyor; Filistin'de İsrailli, Mısır'da Sisici bir rol oynuyor. Twitter meselesini bilen biliyor, bilmeyen öğrenmek istemiyor, bir savaş aracı olarak kullanıyor. Twitter, dünyada birçok ülkede ofisi olan, o ülkeler ile bilgi paylaşımında bulunan bir kurum, ancak bu kurum iş Türkiye'ye gelince Türkiye ile bilgi paylaşımında bulunmuyor, ofis açmıyor, hukukun önünü keyfiyete bağlı olarak tıkıyor ki bu da mevcut "savaş"ın bir ayağını oluşturuyor. Twitter, bu keyfi tavrına son versin diye, bir yaptırım olarak twitter kapanıyor, muhalif olmak ile her muhatap olduğu durum karşısında aykırı olmak zorunda hisseden bir takım sorunlu zihinler bu gerçeğe "sansür" adını veriyor ve bir Türkiyeli olmasına rağmen yabancı basında Türkiye'yi dünyaya şikayet etme onursuzluğunda pay sahibi oluyor. Bu en basit şekliyle gerçeği saptırmaktır ve onursuzluktur. Senin ülkeni adam yerine koymayan kıytırıktan bir sosyal ağ yönetimine karşı tepki vereceğine, bu durumdan onurun zedeleneceğine ey aklını kiraya vermiş tipoloji, sen nasıl çıkıp da bu gerçeğe "sansür" dersin? Hangi salikle, hangi akılla? Filistin'de, Mısır'da onurumuzu kurtaran Başbakan, bu kez de Türkiye'nin onurunu sosyal ağ denen mecranın keyfi fiiline tepki vererek kurtarıyor. Evet, bu durumu izah ederken biraz sert bir dil seçiyor, keşke daha yumuşak bir dil seçse ama onun da fıtratı böyle. Onur, iddialı bir kelime, iddialardan çekinirim yahut mevcut resmi ideolojimizin iğdiş ettiği "vatan sevgisi, vatan hainliği" kavramlarını da kolektif bilinçaltımda olumsuzluk temsil ettikleri için kullanmayı tercih etmem ama normalleşen "Yeni Türkiye"de artık kavramlar da normalleşiyor ve vatanına ihanet eden, vatanına savaş açanların hizmetinde çalışan, muhaliflik sendromuna kaptırıp aklı başından gidenleri görünce tam yerinin geldiğini düşünüyorum ve çekinsem dahi kullanmayı tercih ediyorum. Ak Parti'ye muhalif olabilirsin, kafanı Başbakan ile bozmuş olabilirsin ama bil ki bu mesele yalnızca Ak Parti'nin meselesi değil, yalnızca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın meselesi de değil, bu mesele Türkiye'nin meselesi ve ben bu savaşta Türkiye'yi hedef almış her kesimin karşı safındayım, bunu görev addederim, zira Türkiye olmazsa hiçbirimiz var olmayız. Bu "Yeni Türkiye"nin var olma savaşıdır, geri durmaktan Allah'a sığınırım. En küçüğünden tepki ile Twitter'e girmiyorum; en büyüğünden tepki ile başıma ne gelir bilmeden yazıyorum. Zira benim artık bu ülkede kaybedeceğim şeylerim var, çiğnenmiş haklarımı geri aldım ve onları yeniden çiğnetmeye hiç niyetim yok. Allah, yazdığımdan utandırmasın. Allah, hak lehine savunduklarım haksızlık yaptığında eleştirecek basiret de versin. Allah, hak lehine savunduklarımdan yana utandırmasın. Allah, ülkemi yok hükmünde saymaya çalışan kıytırık bir sosyal ağ yönetimine karşı bu ülkenin onurunu kurtarmaya çalışan Başbakan'ın yardımcısı olsun. Bir kez daha Başbakan'a yüzümüzü ak kıldığı için teşekkürler olsun. Bu yazıdan sonra bana "yalaka" diye hakaret etmekten başlayarak izzet-i nefsime dokunacak türlü hakaretler edecekler, izzet-i nefsi olmayanın, izzeti nefse yönelik hakarette bulunması olağan, ne yani "onlar" ülkelerinin düşmanlarıyla işbirliği yapmaya, o safta savaşmaya utanmıyor da, ben ülkemin Başbakanını savunmaktan mı utanacağım? Aslında süreçte insanlara "Ak Parti yalakası" diyenler, bu meseleyi halen Ak Parti meselesi zanneden akıllar, ısrar ediyorum ki bu mesele Ak Parti meselesi değil, Türkiye'nin meselesidir ve ben ülkemin, Türkiye'nin yalakasıyım, var mı? Azcık onurun varsa sen de... CEMİLE BAYRAKTAR
Kaynak: (rizevizyon) - rizevizyon.com Editör:
Etiketler: Onurumuzu, hep, Başbakan, mı, kurtaracak?,
Yorumlar
Haber Yazılımı