Süleyman Özışık Utanma duygusu...
Rize
Yazı Detayı
12 Ocak 2021 - Salı 02:01 Bu yazı 3 kez okundu
 
Utanma duygusu...
Süleyman Özışık
suleyman.ozisik@tg.com.tr
 
 

Dünya toprakları üzerinde işlediği suçları, başkaları işlemiş gibi kınayan, ayıplayan, lanetleyen başka bir kitle var mıdır acaba? 
CHP'den bahsediyorum.
Yaptıklarına ve yaptıktan sonra söylediklerine şöyle bir bakıyorum. Normal bir insana kafayı yedirtir bunlar vallahi...
Birkaç yüz adet örnek vermek gerekirse...
Tarih boyunca her türlü diktatörlüğü yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Ama iş lafa geldi mi diktatörlüğü ilk önce kendileri kınıyorlar. Türkiye'nin yüz yıllık tarihinde her türlü darbenin içinde yer aldılar, almaya devam ediyorlar. 
Ama darbeyi, darbecileri ilk önce onlar kınıyorlar!
Mesela...
Kılık kıyafetinden dolayı insanları darağacına çeken onlardır ama kılık kıyafete karışılmasına en çok itiraz eden yine onlardır.
"Ayaklanma var" diyerek Dersim'i bombalayan, binlerce Alevi'yi barbarca, vahşice katleden onlardır. Ama Dersim'in bombalanmasını, Alevilerin katledilmesini kınayan yine onlardır.
Cumhuriyet tarihinde Kürtleri yok sayan, âdeta insan yerine koymayan, "Kürt yoktur, kart kurt vardır" diyen onlardır. Ama Kürtlerin yok sayılmasını, insan yerine konmamasını ayıplayan yine onlardır. 
Adnan Menderes ve dava arkadaşlarını yoktan sebeplerle darağacına çeken onlardır. Sonra dönüp, "Menderes ve arkadaşlarının asılması siyasi cinayettir" diyen yine onlardır.
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını sudan sebeplerle asan onlardır. Sonra Deniz Gezmiş'i her yıl bir kahraman gibi anan yine onlardır. 
Yakın tarihe bakacak olursak...
Başörtüsü yasağını ölümüne savunan ve yüz binlerce öğrencinin eğitim hayatını ellerinden alan onlardır. Ama başörtüsü yasağının çok ilkel bir davranış olduğunu savunan yine onlardır. 
Başörtüsü yasakları nedeniyle yüz binlerce kişinin eğitim hakkını, öğrenim hakkını elinden alan onlardır. Sonra dönüp, "Ay şekerim bunlar niye böyle eğitimsiz ve cahil anlamıyorum" diyen yine onlardır. 
Her türlü icraata, her türlü yatırıma karşı çıkan onlardır. "Köprü yapılmasın. Havaalanı, hastane, yol, tünel, uçak falan yapılmasın" diyen onlardır. Sonra Türkiye neden gelişmiyor diyen yine onlardır.
Yurt dışına seslenip, "Bizim ülkemizde can ve mal güvenliğiniz yoktur. Buralara gelmeyin" diyen onlardır. Sonra, "Türkiye'nin yurt dışında itibarı neden yok" diyen yine onlardır.
Sisi, Hafter, Beşar Esad gibi diktatörleri canından canmış gibi seven onlardır. Ama diktatörlüğe karşı olduğunu söyleyen yine onlardır. Yunan'ı, Rum'u, Ermenistan'ı kendi ülkesinden çok savunan onlardır. Ama "Büyük Türkiye hayalimiz var. Ülkemizi de milletimizi de çok seviyoruz" diyen yine onlardır.
Dine, Diyanet'e, camiye, imama, müezzine nefret kusan, oruç tutmaya, kurban kesmeye karşı duran onlardır. Sokaklarda gördüğü başörtülüyü tekme tokat döven onlardır. Sala okunan, ezan okunan camiyi basan onlardır. Ayasofya'nın 86 yıl sonra yeniden ibadete açılmasına en çok üzülen onlardır. Ama "Biz inanç özgürlüğünü savunan partiyiz" diyen yine onlardır. 
"Bir savaş olsa Türkiye'ye karşı İran'ın, Suriye’nin saflarında yer alırım" diyen onlardır. 
Tek amacı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölmek olan bölücü terör örgütleriyle ve onların siyasi temsilcileriyle el ele kol kola olan onlardır. Ama sonra dönüp, "İktidar ülkeyi bölecek ey ahali. Bize şans verin ülkeye birliği, beraberliği ve demokrasiyi getirelim" diyen yine onlardır. 
Daha yakın tarihe gelecek olursak...
Son aylarda yaşananları ibret ve utanç içinde izliyoruz. Parti içinde taciz ve tecavüz olayları koronadan daha hızlı yayılıyor.
Ama dikkat edin!
Tecavüz eden onlar olmasına rağmen, tecavüzcüleri koruyan onlar olmasına rağmen "Her türlü tacizi ve tecavüzü kınıyoruz" diyen yine onlar oluyor. 
Kadına her türlü şiddeti uygulayan yine onlar. Hatta parti içinde kadını yatırıp kolunu parmağını kıran onlar. Ama kadına şiddet uygulayanı koruyup, "Kadına yönelik her türlü şiddeti kınıyoruz" diyen yine onlar. 
Her türlü yolsuzluğu yapan onlardır. Başına geçtiği belediyede 6 ayda 60 trilyon parayı cukkalayan onlar. Yalova, Menemen ve Ceyhan Belediyeleri'nde bir buçuk yıl içinde 400 milyon lirayı iç eden onlar. Yolsuzluklar nedeniyle belediye başkanları yakalanan ve tutuklanan onlar. 
Ama "Ülkede yolsuzluk var, hırsızlık var, soygun var" diyen yine onlar. Yahu herhangi birinin eline cep telefonu veriyorsun. Bir ay sonra sana 2 milyonluk faturayı hars diye geçiriyor.
Ötesi var mı kardeşim!
Son olarak...
Kendi partilerinde milletvekillerine, belediye başkanlarına ve dahi il ve ilçe başkanlarına sözünü geçiremeyen onlar. Partisini dahi yönetemeyen onlar. Sonra, "Bunlar ülkeyi yönetemiyor, verin bize, bakın nasıl yönetiyoruz" diyen yine onlar.
Yani anlayacağınız bunlarda suç anlamında, ahlaksızlık anlamında, yolsuzluk anlamında yok, yok. 
Daha doğrusu bunlarda aradığınız her şey var, bir tek utanma duygusu yok!

 
Etiketler: Utanma, duygusu...,
Yorumlar
Haber Yazılımı