Recep Ali Aksoylu ANAYASASI OLMAYAN İŞLETMELER / AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLIK
Yazı Detayı
03 Mayıs 2019 - Cuma 21:08
 
ANAYASASI OLMAYAN İŞLETMELER / AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLIK
Recep Ali Aksoylu
medya@acoor.net
 
 

Öğleden sonra ikisi kardeş biri damat 3 ortakla şirketlerinin dışında güzel bir mekanda üç saat süre ile aile içerisinde ticaretlerine – işletmelerine de yansıyan karmaşıklıklarını masaya yatırarak yol haritası belirlemeye çalıştık.

Elbette bir danışılan olarak aileden, iş kolundan, görüşmemize konu olan kördüğümden burada bahsetmeyeceğim. Ama bugünkü toplantımın ışığında özetle aile işletmelerinden, kurumsallıktan ama öncesinde ortaokul yıllarımdan aklımda kalan ve arada derslerde örneklediğim bir anekdotumu paylaşacağım.

İlkokul dördüncü sınıftan liseyi bitirene kadar tatillerimde annemin dayısı merhum Cevat Kahya’ya ait “Yeni Matbaa”da (Rize, Atatürk Caddesi Birlik Pasajı No 4) çıraklıktan ustalık düzeyine kadar çalıştım.

Cuma namazı sonrası girişte sağdaki Heildelberg’te Yeni Melek Sinemasının biletlerini basıyordum, mahalleden de tanıdığım Halil Abi geldi matbaaya. “Cevat Abi, üstünde varsa bana hemen şu kadar emanet verir misin?” dedi. Dayım hemen cebinden çıkardığı tomardan Halil Abi’nin istediği meblağı verdi. Neden diye de sormadı. Ustam Kenan Kazancı’nın “Emanet istediği para Halil için çok düşük meblağ, onların günlük kasasında her zaman büyük rakamlar olur, hayret.” demesinin haricinde de konuya dair konuşulmadı ama benim kafama takılmıştı. Halil abilerin babadan, dededen süregelen, kardeşleri ile çalıştırdıkları Kolektif Şirketleri o yıllarda Rize’nin önde gelen şirketlerindendi, borç aldığı para hakikaten az sayılırdı.

Ertesi gün aldığı emaneti iade eden Halil Abi’ye günler sonra mahallede bu konuyu bir şekilde sordum. Beni sever, okuldan derslerden sorardı. O gün ondan yıllar sonra anlamını iyice kavradığım ve eğitimlerde derslerde de anlatacağım bir ders aldım.

Aile işletmelerinde kurumsallaşma olurmuş; hem de 1970’lerin ilk yarısında, üstelik Rize’de. Hem de holding falan da olmaya gerek yokmuş yarınlara kalabilen işletme – marka olabilmek için.

Bu cümleyi elbette o gün kuramadım, profesyonel iş yaşamımda karşılaştıklarım yıllar sonra Halil abilerin aile şirketini çağrıştırmıştı bana.

“İşletmelerde başarılı olmanın ilk adımlarından biri, o işletmenin bir anayasasının olması. Özellikle de ortaklık varsa, üstelik de aile işletmesi iseniz sürdürebilmek için işletmenin özgün anayasası mutlak şart.”

Rize’deki “X Koll. Şti.”nin ta o yıllarda anayasası vardı. Şirket bünyesinde görev yapan her kardeş ve çocuklarının görev ve sorumlulukları ile her ay düzenli olarak kasadan alacakları maaş net belirlenmişti. O gün de Halil Abinin çekirdek ailesi için ekstra bir ödemesi çıkınca cebinde eksik olan kısmı diğer aile bireylerine örnek olmak için patronum Cevat Kahya’dan özellikle emanet almıştı.

Yönettiği kasada kat ve kat fazlası var iken!

“Şirketin kasasından eksiğimi tamamlasaydım, bizim ailenin diğer fertlerine de örnek olurdum. Kimin ihtiyacı varsa, şirketin nakit akışını dikkate almadan para çekebilir, kullanabilirdi.”

Haklıydı. Profesyonel iş yaşamımda dokunduğum onca şirketin temel problemi benzer karakterler taşıyordu. Sadece aile içinde değil, okul sıralarında ortak iş hayalleri kuran 2-3 samimi arkadaşın mezuniyetin ardından görev, sorumluluk, hak, paylaşım, hatta hedef tayını yapmadan yola çıkmaları işletmelerinin değil ömürlük okul süreleri kadar sürmemesi sonucu ile sonlanıyordu. Hadi bunlar arkadaş, birbirlerini okul sıralarında tanımışlar ve patikadan otobana çıkamadan işletmeyi pert etmişler. Atadan kalan potansiyeli mevcut işletmeyi sürdüremeyen kardeşlere (hatta damadı da ekleyelim) ne demeli. En çok da üzüldüğüm, yadırgadığım şirketin deposundaki stokları kar, kazanç gibi gören işletme sahiplerimiz ile şirketin kasasından fütursuzca nakit çeken, şirket

kredisinden alışveriş yapan aile bireyleri. Özellikle de çokça şahit olduğum kocasına “eltimler senede bilmem kaç kez Avrupa’ya tatile giderken, arabasını, evini yenilerken sen bize eksiklik yapıyorsun ya da bizim hakkımızı neden yedirtiyorsun” diyen gelinlerin-eşlerinin sahip olduğu şirketlerin yarınlara kalabilmesi mümkün mü?

Oysa gelişmiş ekonomiler dâhil dünyadaki işletmelerin yüzde seksenini aile işletmelerinin oluşturduğu varsayılır. Dünya ekonomisine büyük oranda katkısı olan aile işletmeleri maalesef bizim ülkemizde uyum içerisinde ve verimli yönetilemediklerinden uzun ömürlü olamamakta, sonraki nesillere kalamamaktadır.

Aile işletmelerinin genel bir tanımı yok, MBA’dan hocam Tamer Koçel, “kavram olarak sahipliği ve yönetimi bir kişi veya bir aileye ait olan işletmelerdir” derdi. Ölçüt, işletmenin sahibi olan aile tarafından bizzat yönetilmesi.

Aile işletmelerinin yönetiminde duygusal boyut işin içine katılmakta ve iş ilişkileri de genellikle bu boyut etrafında şekillenmekte. Neticede aile işleri, aile içi ilişkiler ile ticari işlerin sıklıkla birbirine karıştırılması, yönetimde çatışmalar çıkmasına, işletmenin hem büyüme hem de yönetiminde sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

Gelişmiş ekonomilerde asırlık ve de global marka çıkarabilmiş bunca şirket olabiliyorsa bizde de pekala olabilir. Daha yola çıkarken vizyonuna uygun hedefleri net tanımlayabilmiş, süreçte revize edebiliyor, işletmenin idari ve ticari anayasasını belirleyip uygulayabiliyor, istihdamı ve tedariki kişi eksenli değil hakkıyla yapabiliyorsanız işletmeniz pekâlâ sizden sonra da layıkıyla sürer.

Recep Ali Aksoylu / Kadıköy / 02 Mayıs 2019

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Eylül 2021
KÜÇÜK ADAMLARIN EGOSU HEP TEHLİKELİ OLMUŞTUR
27 Ağustos 2021
44 SENEDİR YAZIYORUM… PARA EĞİTİMİN ÖNÜNE GEÇİNCE
25 Haziran 2021
Fenerbahçe Spor Kulübü, futbolda Ali Koç ile başarılı değildir
06 Haziran 2021
SANAYİCİ DIŞ PAZARA YÖNELİNCE İÇERDE ÜRETİM, SATIŞ DURMA NOKTASINDA!
20 Nisan 2021
BU RAMAZAN KOMŞUMUZUN KALBİNE DOKUNALIM
18 Ocak 2021
DÜNYA YILDIZI MESUT ÖZİL LİGİMİZE RENK KATACAK
13 Ocak 2021
ALLAH AŞKINA RİZENİN SEMBOLU BARDAK OLUR MU?
12 Ocak 2021
Mağdur Çaykur Rizespor'dan Başka Herkes Konuşuyor!
05 Ocak 2021
YENİ ASGARİ ÜCRETİN EMEKLİ VE ORTANCA MAAŞLARINA BASKISI
13 Aralık 2020
RAHMİ METİN BAŞKANIM RİZE SİZDEN TOPA GİRMENİZİ BEKLİYOR
13 Aralık 2020
TOMAS HOCANIN ÇAYKUR RİZESPOR’U 7 SEZONUN EN İYİSİ
07 Kasım 2020
Mesut Yılmaz'a Vefa Borcu
19 Eylül 2020
BAKANLIĞIN DERS KİTAPLARI İSRAFINA EBA DA EKLENDİ Mİ?
20 Temmuz 2020
DÜŞECEK SON İKİ TAKIM ARASINDA Ç RİZESPOR OLABİLİR Mİ?
10 Haziran 2020
PERAKENDE DE STOK YÖNETİMİ
10 Mayıs 2020
YANLIŞ LOKASYONA KARŞI OLMAK, YATIRIMA KARŞI OLMAK DEĞİLDİR!
27 Nisan 2020
80’LERDEN SONRA ÇAY VE RİZELİ BİR DAHA Mİ !?
08 Nisan 2020
KREDİLER 3 AY ÖTELENDİ, PEKİ ÇEK’LER NE OLACAK?
29 Mart 2020
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI APAR TOPAR Mİ GİTTİ?
24 Mart 2020
İÇİMİZ DIŞIMIZ CORONA. HEPİMİZİ ALDI HORONA!
03 Mart 2020
ÜNAL KARAMAN’A CAMİANIN DESTEĞİ TAM
01 Mart 2020
ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ YOK, TEMİZLEYİP DÖNECEĞİZ İNŞALLAH
06 Şubat 2020
EUROLİG’DE EFES – FENERBAHÇE FİNALİ NEDEN OLMASIN !..
12 Ocak 2020
EKREM ORHON’U “ANLA”YABİLMEK
06 Ocak 2020
KANAL İSTANBUL DEĞİL, TÜRKİYE’NİN 2.BÜYÜK KENTİ PROJESİ
29 Aralık 2019
TÜRK MALI MI, YERLİ Mİ?
20 Aralık 2019
SAMSUN'DAN SARP'A... EMİN MİSİNİZ 
04 Aralık 2019
OVİT GEÇİLMESİN Mİ İSTENİYOR!
30 Kasım 2019
KONU İSTİHDAM, RAKAMI DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ !..
19 Kasım 2019
ÇAY İYİ KAZANDIRINCA RİZELİ KENEVİRİ UNUTTU
16 Ekim 2019
Rizeli ve Elazığlı Gençler Biz ANADOLUYUZ Dediler
28 Eylül 2019
DÖNDÜK MÜ YİNE BAŞA!
23 Eylül 2019
FERETİKONUN COĞRAFİ TESCİLİ VAR, KENDİSİ ?
08 Eylül 2019
KARADENİZ FOLKLORUNDA ARMONİK VE BAĞLAMA
14 Ağustos 2019
Vanpir Kelebek
18 Temmuz 2019
RİZE’DE Kİ SPOR TESİSLERİNE YEREL DEĞERLERİMİZİN ADININ VERİLMESİ, RAHMİ METİN BAŞKANDAN TALEBİMDİR
04 Temmuz 2019
Ne Vedat'mış Be
26 Haziran 2019
23 Haziranda Sevgi Dili Kazandı
10 Haziran 2019
Futbol Sadece Futbol Değildir !..
28 Mayıs 2019
RİZE’NİN ŞEHİR HASTANESİNE DEĞİL, HEKİME VE ENDÜSTRİYE İHTİYACI VAR
21 Mayıs 2019
Yeni Eğitim Matematiksiz mi ?
23 Ocak 2019
KASIMPAŞA GALİBİYETİ KÜMEDE KALMA ÜMİTLERİNİ YEŞERTTİ
30 Aralık 2018
RİZE MERKEZDE ZORUNLU KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARI NASIL UYGULANACAK?
01 Ekim 2018
ÇAYKUR RİZE, COCU’YU GÖNDERİP ERSUN YANAL’A KAPI MI AÇACAK?
28 Eylül 2018
Vampir Kelebek Karadeniz'de Şimdide Arıcıları Tehdit Ediyor !..
24 Eylül 2018
Rize'de Kesilen Ağaç Konusunda Süreç İyi Yönetilemedi
31 Ağustos 2018
BAŞKAN KASAP’TAN ATMA TÜRKÜCÜ AHMET’E GECİKEN VEFA
08 Ağustos 2018
YANGIN EVİMİZDE, İŞİMİZDE. ALEVLERİN ÖNÜ ALINMALI
24 Temmuz 2018
SAMSUN-SARP DEMİRYOLU HATTI LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇTIR
29 Haziran 2018
TÜRKİYE VE RİZE’DE 24 HAZIRAN’IN RAKAMLARLA ANALİZİ
16 Haziran 2018
NURAY AKSOY, MAMOŞ VE TEVAFUK
16 Haziran 2018
NURAY AKSOY, MAMOŞ VE TEVAFUK
10 Haziran 2018
İnsan Kaynaklarına Değer Veren Şirketlere Çalışmak
03 Haziran 2018
FENERBAHÇE’DE YILDIRIM ALİ KOÇ ARTIK BAŞKAN !
28 Mayıs 2018
ATATÜRK MİLLET BAHÇESİ VE İSTANBUL’UN HAVA LİMANLARI
25 Mayıs 2018
OLMADAN OLMUŞUN YÜKLEYECEĞİ RİSKE DİKKAT
26 Mart 2018
Tereyağı'nda Trabzon Kerameti
09 Mart 2018
KAFANIN İÇİ DAHIL YÜK TAŞIDIKÇA AĞIRLAŞIR.
05 Mart 2018
Herkesin Herkesi Yenebildiği Bir Garip Lig TFF 1. Lig !
12 Şubat 2018
Ezeli -Ebedi Rakibimiz Şampiyon Olsun Daha İyi
24 Ocak 2018
Siyasiler kampanyayı,Kime Neden Yapar !
30 Aralık 2017
Bari Asgari Ücretten Vergi Alınmasın !
02 Aralık 2017
ABD’DE Kİ KANITLAR TÜRK YARGISI İÇİN DE GEÇERLİDİR.
29 Kasım 2017
FW: FRANCHİSİNG BAYİLİK DEĞİLDİR, KOMPLE İŞLETMECİLİK MODELİDİR. RA Recep Ali Aksoylu Yanıtla| Bugün, 06:31 medya@acoor.net FRANCHİSİNG Bayilik Değildir.docx 22 KB 2 ekin (118 KB) Tümünü indir
21 Kasım 2017
RİZE RTEÜ’DE GARİP İŞLER OLUYOR…
09 Kasım 2017
EKMEĞİN DIŞI İÇİNDEN AZ Mİ KİLO ALDIRIYOR?
01 Kasım 2017
RİMER'in Rize yerel Kültürüne katkısı Kemençe,Tulum Mozika
23 Ekim 2017
GS – FB DERBİSİNDE CÜNEYT ÇAKIR NEDEN GÜNAH KEÇİSİ Kİ !..
Haber Yazılımı