Recep Ali Aksoylu EKREM ORHON’U “ANLA”YABİLMEK
Yazı Detayı
12 Ocak 2020 - Pazar 22:17
 
EKREM ORHON’U “ANLA”YABİLMEK
Recep Ali Aksoylu
medya@acoor.net
 
 

Şehirlerin efsane isimleri vardır. Baba Reis Ekrem Orhon da Rize için yaptıklarıyla, vizyonuyla Rizeli’nin gönlünde yer almış akla gelebilen nadir isimden biridir. 1983 yılında adeta ömrünü adadığı Ovit yolu için emek verirken vefat etmiştir ama aradan geçen 36 yıla karşın Rizeli’nin gündeminde hep vardır.

Baba Reis için her yılın 9 Ağustos’unda kabrinin bulunduğu Rize Kalesi’nde Rize Belediyesi’nin organizasyonu ile anma programı gerçekleştiriliyor. Rize seyahatlerimi denk getirip katılmaya, sevenleri ve kızı Çayhan Abla ile bir arada olmaya gayret ediyorum.

Çayhan Orhon Dervişoğlu, Atatürk Üniversitesine başladığımda velim olan Baba Reis’in iki erkek evladından sonra doğan kızı. “Çayhan” ismi, Rize için bellediğim efsane isimlerden ikisi olan Zihni Derin ve Ekrem Orhon’un Rize için verdikleri emeğin bir anlamda işaretidir. Ekrem Orhon, kızının doğum haberini aldığında Zihni Derin’in memlekete kazandırdığı yeşil altın için ilk çay fabrikasının inşaatını yürütmekteydi ve kızının adını da yöre için çok önemli bu adımdan hareketle “Çayhan” koymuştu.

Efsanelerin yeni nesillerce tanınması, hatta doğru bilgilerle anılması düzenlenen programlarla, yayınlarla sağlanabiliyor. Vefatından bunca yıl sonra kent belleğimizde değer ifade edip saygıyla anılması, merhum Ekrem Orhon’un tüm belediye başkanlarımız arasında vizyon ve mücadelesiyle çok farklı bir konuma sahip olduğunun da göstergesidir.

Çayhan Orhon Dervişoğlu, bir öğretmen emeklisi, iki başarılı kız çocuğu annesi, bir bilim adamın eşi, Rize ile ilgili neredeyse tüm sivil toplum kuruluşlarının aktif üyesi, kiminin ablası, kiminin kardeşi. Kendisinin gücü, nefesi yettiği sürece değil gelecek nesillerde de Baba Reis’in hak ettiği şekilde anılması, değerinin korunması için vakıf tarzı bir kurumsallaşma modelinin de artık gündeme gelmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kentimiz Rize’nin sorunlarını sıraladığımızda kişiden kişiye öncelikler değişebilse de Rizeli’nin son yıllarda en çok dillendirdiği konu, “şehirleşme”dir. Hemen her ortamda trafik keşmekeşi, alt yapının yetersizliği ve yetersizliğin neden olduğu afetler, imar – ruhsat izinlerine bağlı çarpık yapılaşma – binalar, yeşilin tahribi tartışılıyor. Nitekim resmi raporlar mucibi kent merkezinin üçte birinin yenilenme zarureti de bir anlamda bu gerçekliği ortaya koyuyor.

Kentte dolguyu ilk başlatan kişi olmasından hareketle çarpık yapılaşmasının müsebbibi olarak merhum Ekrem Reis’in gösterilmeye çalışılması sağduyulu hemşerilerinin de, benim de vicdanımı sızlatmaktadır.

Yıllarca “Denizi Kara, Karayı Para” yapan reis olarak övgülere mazhar olan Ekrem Orhon’un -Rize merkeze nefes aldıran, Rize’nin kasabadan kurtulması yönünde o günkü teknolojik, idari ve mali açıdan çok zor koşullar altında büyük hamleleri yapmasını, kenti nereye kadar taşıdığını, dönemine ilişkin resmi planlarını hatta projeksiyonların belgelerinden hareketle- muhtemelen yılsonunda detaylarıyla yayınlayarak bir anlamda hakkını teslim edebileceğimizi düşünüyorum. Ancak efsane başkanımızın anlaşılabilmesi için burada yüzeysel de olsa biraz bahsetmek isterim.

Ekrem Orhon, Robert Kolej’in ardından 1936’da Amerika’da Illinois Üniversitesi’nden İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun olurken bitirme tezi Ovit’tir. Ovit ve doğduğu topraklar hiçbir zaman onun için tez kapsamında kalmamış, mezuniyetinin ardından 15 yıl Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde farkı sorumluluklar üstlenir, 1951’den 1963’e kadar müteahhit ve müteahhit müşaviri olarak yörenin bayındırlık hizmetlerine katkı sağlar. 1963’de Rize’nin 23. Belediye Başkanı olarak seçildiğinde Rize için reform olarak adlandırılabilecek, o günkü koşullarda tasavvur edilemeyecek hedefleri ortaya koyar ve 10 yıllık görev süresi içinde büyük oranda bunları gerçekleştirir.

 

Rize’de ilk deniz dolgusu bilinenin aksine o dönem Rize Nafia Müdürü olan Ahmet Rıza İrfanoğlu tarafından 1961’de gerçekleştirilmiştir. İrfanoğlu kaleme aldığı anılarında, yaptıkları burunla (dolguyla) daha önce Rize koyunda gözüken “yüzeysel kum hareketlerinin” engellenmesinin Ekrem Orhon’a deniz dolgusu için ilham olduğunu, Rize’yi tek caddede sıkışmış bir yerleşim merkezinden şehir formuna taşıyabilmek için metodu geliştirerek sahili doldurmaya başladığını yazar.

Ekrem Orhon’un 1963’de Belediye Başkanı olunca henüz sahil boyunca istimlak, dolgu, müteahhitlik sürecine -yani denizi kara yapıp parayla satmaya başlamadan önce- çarşıdaki iskeleden her iki yana dolguyu başlattığını askerlik dönüşü bir müddet belediyede şoför olarak çalışan babam Cevri Aksoylu’dan dinlemiştim.

“Belediyenin parası da, aracı da yoktu. Karayolları’ndan biraz istihkak alınıyormuş. Bir de Karayolları’nın miadı dolmuş, kullanım dışı Mack kamyonlarından 10 tane kadarını belediye bünyesine aldık. Elden geçirildi, benzinliden dizele dönüştürüldükten sonra Askoroz’un yukarısından, Çiftekavak’tan aldığımız kayaları iskeleden denize dökerek dolguya yavaş yavaş başlamıştık” diye devam eder babam. Bugün YİD nasıl kamu yatırımlarında finansman modeli olarak kullanılıyorsa, Ekrem Orhon’da ilk kez denizin ortasında gösterdiği koordinatlarla mülk satarak kendi finansman modelini oluşturarak tarihe, ansiklopedilere de “Denizi Kara, Karayı Para Yapan Reis” olarak geçmiştir.

Ekrem Orhon’u daha iyi anlayabilmek için bu finansman modeline neden gerek duyduğunu ve neden denize dolguyu tercih etmek durumunda kaldığını da iyi anlamak gerekiyor. O dönem Karayollarında mühendis olan, daha sonra 3 dönem vekilimiz olacak Sayın Ahmet Kabil’den özetleyerek aktarayım.

“Yıl 1967, Karayolları ekibinin belirlediği projeye göre Hopa’ya uzanacak şehirlerarası yol güzergâhı, Atatürk Caddesi’ni izleyerek Turist Otel, okullar bölgesi ve cezaevinin dağ tarafını izlemekteydi. 40-50 metre genişlikteki transit yol bu güzergâhtan geçirilseydi, Atatürk Caddesi’ndeki binaların yüzde 80’inin yıkılması gerekecekti. Bu uygulama sonucu, bugünkü Cumhuriyet caddesinin deniz kenarı olduğunu da düşünürseniz çarşının ne kadarı kalırdı takdir edersiniz.”

Belediye başkanı Ekrem Orhon’un öncülüğünde karayollarındaki Rizeli mühendisler bu projeye haklı olarak karşı çıkarlar. Ancak şehir içi ve şehirlerarası trafiği kaldıracak karayolu için uygulanabilir alternatif güzergâhın da önerilmesi gerekmektedir.

Yüksek kesimlerden yolu geçirebilmede arazi yapısı elverişli olmadığı için maliyeti aşırı artıracak viyadük, tünel gibi uygulamalar gerekiyordu. 1960’larda öyle bir güzergâhta yol yapabilecek teknolojiye sahip olmadığımız gibi güzergâhın geçecek olduğu arsalar içinde ciddi bir istimlak bedeli ödenecekti. Oysa deniz üzerinden geçirilecek yolda istimlak diye bir maliyet olmadığı gibi karayolu dışı dolgu alanları su parseli (deniz üstünde koordinatlarla belirlenerek) halindeyken peşin ya da taksitle alıcı bulabilecek, parsel satışlarından sağlanan finansmanla tedarik edilen sıradan teknoloji ile de dolgu güzergâh tamamlanabilecekti.

Ekrem Orhon, Ahmet Kabil’in de yer aldığı bir heyetle zamanın başbakanı Sayın Süleyman Demirel’i denize dolgu konusunda ikna ederler. Ancak TCK Genel Müdürlüğü ilgili birimleri kendi projesinde ısrarlıdır. Ekrem Orhon’un alternatif projesi başbakanın özel talimatı ile sadece genel müdürün imzası ile onaylanarak uygulanma sürecine alınır.

Günümüzde Sahil Yolu Rize şehir geçişinde transit ve yan toplayıcı yollardaki günlük trafik hacmini düşününce Ekrem Orhon ve Rizeli karayolcu arkadaşlarının Atatürk Caddesi’nden transit yol açılmasına direnmelerinin ne denli doğru ve yerinde olduğunu daha iyi anlamış oluruz.

Ankara’nın onayı alınır ama belediyenin kaynağı yoktur, Amerika'daki okul arkadaşları ve kişisel nüfuzu ile makine parkı ve kamyonlar tedarik eder ama para olmadığından ilk zamanlarda dolgu iğne ile kuyu kazar gibi sürer. Bir süre sonra, dolgu alanı için imar planı yaptırır. Denizin üzerinde

parsel – koordinat vererek mülk satışına suya atılacak paraları olmayan Rizeliler ilgi göstermez. Ancak o yıllarda Çay’dan çok iyi gelir elde eden, tasarruflarını İstanbul gibi illerde görmeden arsa yatırımlarında değerlendiren iç kısımlarda yerleşik hemşerilerine deniz üzerinde arsa satmada zorlanmaz ve bu modelle sağladığı finansmanla dolguyu tamamlar.

O günkü koşullarda en uygun çözüm olduğu için karayolu güzergâhını deniz dolgusu üzerinden geçirir ama bir konuda çok kararlıdır Ekrem Orhon. Hazırlattığı Rize kent planlarında azami 5 -6 kata kadar yer verse de uygulamada 4 katın üstünde imara onay vermez. 1963’den 2019’a Rize’de gerçekleştirilen 97 hektar deniz dolgusunun yaklaşık yarısı olan 48 hektarın dolgusu 1980 öncesinde gerçekleşir ama toplam inşaat alanının değil yarısı, yarısının yarısı bile onun zamanında üretilmez.

Şiarı “Bugün, Rize senden Rize için elinden geleni yapmanı ister” olan merhum reisimizin ikinci eşi olan merhume İsmiye Hanım, birçok arkadaşımın olduğu gibi Rize Devlet Hastanesinden benim de ebe annemdi. Rabbimin rahmeti İsmiye Annenin, Baba Reis’in hep üzerinde olsun. Rize kendisini hep minnetle, saygıyla anacaktır.

Recep Ali Aksoylu / Kadıköy 7 Ocak 2020

(Yazıyı, Fatih Sultan Kar’ın Rize Valiliği adına Ekrem Orhon’un anısına hazırladığı kitap için kaleme aldım)

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Eylül 2021
KÜÇÜK ADAMLARIN EGOSU HEP TEHLİKELİ OLMUŞTUR
27 Ağustos 2021
44 SENEDİR YAZIYORUM… PARA EĞİTİMİN ÖNÜNE GEÇİNCE
25 Haziran 2021
Fenerbahçe Spor Kulübü, futbolda Ali Koç ile başarılı değildir
06 Haziran 2021
SANAYİCİ DIŞ PAZARA YÖNELİNCE İÇERDE ÜRETİM, SATIŞ DURMA NOKTASINDA!
20 Nisan 2021
BU RAMAZAN KOMŞUMUZUN KALBİNE DOKUNALIM
18 Ocak 2021
DÜNYA YILDIZI MESUT ÖZİL LİGİMİZE RENK KATACAK
13 Ocak 2021
ALLAH AŞKINA RİZENİN SEMBOLU BARDAK OLUR MU?
12 Ocak 2021
Mağdur Çaykur Rizespor'dan Başka Herkes Konuşuyor!
05 Ocak 2021
YENİ ASGARİ ÜCRETİN EMEKLİ VE ORTANCA MAAŞLARINA BASKISI
13 Aralık 2020
RAHMİ METİN BAŞKANIM RİZE SİZDEN TOPA GİRMENİZİ BEKLİYOR
13 Aralık 2020
TOMAS HOCANIN ÇAYKUR RİZESPOR’U 7 SEZONUN EN İYİSİ
07 Kasım 2020
Mesut Yılmaz'a Vefa Borcu
19 Eylül 2020
BAKANLIĞIN DERS KİTAPLARI İSRAFINA EBA DA EKLENDİ Mİ?
20 Temmuz 2020
DÜŞECEK SON İKİ TAKIM ARASINDA Ç RİZESPOR OLABİLİR Mİ?
10 Haziran 2020
PERAKENDE DE STOK YÖNETİMİ
10 Mayıs 2020
YANLIŞ LOKASYONA KARŞI OLMAK, YATIRIMA KARŞI OLMAK DEĞİLDİR!
27 Nisan 2020
80’LERDEN SONRA ÇAY VE RİZELİ BİR DAHA Mİ !?
08 Nisan 2020
KREDİLER 3 AY ÖTELENDİ, PEKİ ÇEK’LER NE OLACAK?
29 Mart 2020
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI APAR TOPAR Mİ GİTTİ?
24 Mart 2020
İÇİMİZ DIŞIMIZ CORONA. HEPİMİZİ ALDI HORONA!
03 Mart 2020
ÜNAL KARAMAN’A CAMİANIN DESTEĞİ TAM
01 Mart 2020
ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ YOK, TEMİZLEYİP DÖNECEĞİZ İNŞALLAH
06 Şubat 2020
EUROLİG’DE EFES – FENERBAHÇE FİNALİ NEDEN OLMASIN !..
06 Ocak 2020
KANAL İSTANBUL DEĞİL, TÜRKİYE’NİN 2.BÜYÜK KENTİ PROJESİ
29 Aralık 2019
TÜRK MALI MI, YERLİ Mİ?
20 Aralık 2019
SAMSUN'DAN SARP'A... EMİN MİSİNİZ 
04 Aralık 2019
OVİT GEÇİLMESİN Mİ İSTENİYOR!
30 Kasım 2019
KONU İSTİHDAM, RAKAMI DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ !..
19 Kasım 2019
ÇAY İYİ KAZANDIRINCA RİZELİ KENEVİRİ UNUTTU
16 Ekim 2019
Rizeli ve Elazığlı Gençler Biz ANADOLUYUZ Dediler
28 Eylül 2019
DÖNDÜK MÜ YİNE BAŞA!
23 Eylül 2019
FERETİKONUN COĞRAFİ TESCİLİ VAR, KENDİSİ ?
08 Eylül 2019
KARADENİZ FOLKLORUNDA ARMONİK VE BAĞLAMA
14 Ağustos 2019
Vanpir Kelebek
18 Temmuz 2019
RİZE’DE Kİ SPOR TESİSLERİNE YEREL DEĞERLERİMİZİN ADININ VERİLMESİ, RAHMİ METİN BAŞKANDAN TALEBİMDİR
04 Temmuz 2019
Ne Vedat'mış Be
26 Haziran 2019
23 Haziranda Sevgi Dili Kazandı
10 Haziran 2019
Futbol Sadece Futbol Değildir !..
28 Mayıs 2019
RİZE’NİN ŞEHİR HASTANESİNE DEĞİL, HEKİME VE ENDÜSTRİYE İHTİYACI VAR
21 Mayıs 2019
Yeni Eğitim Matematiksiz mi ?
03 Mayıs 2019
ANAYASASI OLMAYAN İŞLETMELER / AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLIK
23 Ocak 2019
KASIMPAŞA GALİBİYETİ KÜMEDE KALMA ÜMİTLERİNİ YEŞERTTİ
30 Aralık 2018
RİZE MERKEZDE ZORUNLU KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARI NASIL UYGULANACAK?
01 Ekim 2018
ÇAYKUR RİZE, COCU’YU GÖNDERİP ERSUN YANAL’A KAPI MI AÇACAK?
28 Eylül 2018
Vampir Kelebek Karadeniz'de Şimdide Arıcıları Tehdit Ediyor !..
24 Eylül 2018
Rize'de Kesilen Ağaç Konusunda Süreç İyi Yönetilemedi
31 Ağustos 2018
BAŞKAN KASAP’TAN ATMA TÜRKÜCÜ AHMET’E GECİKEN VEFA
08 Ağustos 2018
YANGIN EVİMİZDE, İŞİMİZDE. ALEVLERİN ÖNÜ ALINMALI
24 Temmuz 2018
SAMSUN-SARP DEMİRYOLU HATTI LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇTIR
29 Haziran 2018
TÜRKİYE VE RİZE’DE 24 HAZIRAN’IN RAKAMLARLA ANALİZİ
16 Haziran 2018
NURAY AKSOY, MAMOŞ VE TEVAFUK
16 Haziran 2018
NURAY AKSOY, MAMOŞ VE TEVAFUK
10 Haziran 2018
İnsan Kaynaklarına Değer Veren Şirketlere Çalışmak
03 Haziran 2018
FENERBAHÇE’DE YILDIRIM ALİ KOÇ ARTIK BAŞKAN !
28 Mayıs 2018
ATATÜRK MİLLET BAHÇESİ VE İSTANBUL’UN HAVA LİMANLARI
25 Mayıs 2018
OLMADAN OLMUŞUN YÜKLEYECEĞİ RİSKE DİKKAT
26 Mart 2018
Tereyağı'nda Trabzon Kerameti
09 Mart 2018
KAFANIN İÇİ DAHIL YÜK TAŞIDIKÇA AĞIRLAŞIR.
05 Mart 2018
Herkesin Herkesi Yenebildiği Bir Garip Lig TFF 1. Lig !
12 Şubat 2018
Ezeli -Ebedi Rakibimiz Şampiyon Olsun Daha İyi
24 Ocak 2018
Siyasiler kampanyayı,Kime Neden Yapar !
30 Aralık 2017
Bari Asgari Ücretten Vergi Alınmasın !
02 Aralık 2017
ABD’DE Kİ KANITLAR TÜRK YARGISI İÇİN DE GEÇERLİDİR.
29 Kasım 2017
FW: FRANCHİSİNG BAYİLİK DEĞİLDİR, KOMPLE İŞLETMECİLİK MODELİDİR. RA Recep Ali Aksoylu Yanıtla| Bugün, 06:31 medya@acoor.net FRANCHİSİNG Bayilik Değildir.docx 22 KB 2 ekin (118 KB) Tümünü indir
21 Kasım 2017
RİZE RTEÜ’DE GARİP İŞLER OLUYOR…
09 Kasım 2017
EKMEĞİN DIŞI İÇİNDEN AZ Mİ KİLO ALDIRIYOR?
01 Kasım 2017
RİMER'in Rize yerel Kültürüne katkısı Kemençe,Tulum Mozika
23 Ekim 2017
GS – FB DERBİSİNDE CÜNEYT ÇAKIR NEDEN GÜNAH KEÇİSİ Kİ !..
Haber Yazılımı