Recep Ali Aksoylu 80’LERDEN SONRA ÇAY VE RİZELİ BİR DAHA Mİ !?
Yazı Detayı
27 Nisan 2020 - Pazartesi 06:25
 
80’LERDEN SONRA ÇAY VE RİZELİ BİR DAHA Mİ !?
Recep Ali Aksoylu
medya@acoor.net
 
 

Coronavirüs’le ilgili resmi otoritenin tedbirler paketini uygulamaya aldığı 11 Mart’tan itibaren Türk Çay Endüstrisi ile ilgili ve genelde kaygıları olanlar olarak ağırlıklı yerel ve sosyal medyada çaycılığımızı bekleyen, karşı karşıya olduğumuz, olacağımız tehlikelere işaret ettik.

Çünkü, Türk çaycılığının gen konusundan gübreye, yenilenmeden kaliteye, kaçak çaylardan toprağa, özelleştirme kaygısından üretici – işletmeci ilişkilerine kadar onlarca sorunu varken bu kez karşımıza 2020 yaş çay sezonunun kaybedilmesi durumu çıktı. Mülki idare haklı olarak COVID 19’un tehlikeli bir virüs olduğunun geç de olsa bilincine vararak bulaşmayı bertaraf edebilme konusunda tedbirler geliştirdi. Malum ortalama üçte ikisi Rize’de olmak üzere Trabzon, Artvin ve Giresun illerinde toplam 786 bin dekarda 200 bin üretici aile (müstahsil) tarafından yaş çay tarımı gerçekleştiriliyor. Ağırlıklı miras bölüşümü nedeniyle aile başına düşen çay tarımı arazisi alanı küçük olduğundan çay müstahsili ailelerin önemli bir kısmı bu dört ilin dışında ekonomik ve sosyal nedenlerle yaşamlarını sürdürüyorlar.

Aileler yaş çay sezonunun açılma durumuna göre (iklim koşullarına bağlı olarak Nisan ortasından itibaren ama bu yıl Mayıs) bulundukları illerden memleketlerine gelerek bizzat kendileri veya yabancı işçiler çalıştırarak hasat ettikleri yaş çay yapraklarını Çaykur veya Özel Sektör Çay İşletmelerine satar. Giderek oranı azalıyor olsa da bazı ailelerde “yarıcı” sistemle çayının halleder.

Başta umreden dönenlerin etkisi olmak üzere pandemi sürecinde Rize nüfusuna oranla en riskli iller arasında yer alınca İstanbul ve diğer illerden Rize’ye gelecekler için artısını, eksisini sağlıklı tartmadan mülki idarenin tedbirleri de yasaklama bazlı oldu. Bölgeye gelmede belli tarihler verildi, karantina sürelerinden bahsedildi, en nihayetinde dışardan artık kimse çay toplamaya gelmek yasak dendi. (Dendi de çay dışında ülkenin her tarafında hemen her tarımsal konunun üretimi destekleniyor ve corona ile ilgili her hangi bir yasak uygulamazken yapılan açıklamalar kimsecikleri tatmin edemediğini de ekleyeyim)

İnsan yaşamı, sağlığı için tedbirler şüphesiz önemli. Ama bunca insanın, ailenin ekmeği, geçimi de önemli. Dahası sırat köprüsündeki Türk çaycılığının istikbali açısından da konu önemli. Bu yüzden de kara tablonun 22 Nisan’dan sonra çay müstahsilinin önüne konmasından sonra hemen her kesimden yüksek perdeden eleştirilere, imza kampanyalarına, feryat figan isyan eden müstahsillere şahit oluyoruz.

O kadar çok yazıldı çizildi ki bu yazımda bilinenleri tekrarlamak istemeden kısa bir ek yapıp resmi rakamlardan hareketle yaş çay ekonomimizin fotoğrafını vereceğim. Konuya dair yorum yapan, çözüme odaklanan yada müstahsilin durumunu ve Türk Çaylığı için karar verme aşamasında olanlara anımsatmak için.

ARAZİ SINIRLARININ BELİRSİZKEN “EL” KİMİN ÇAYLIĞINI TOPLAYACAK

Yukarda yazdım, bölgede arazi ve aile yapısına bağlı olarak çaylık alanlar müstahsil başına çok küçüldü. Ortalama 4 dekar çaylık, tek başına bir ailenin geçimini sağlamaktan uzak olduğu için çoğunluk çay dışında da ekmek peşinde. Eskiden yarıcı vardı; çayınızı sizin adınıza toplayıp bir payı kendine alır, bir payı da size verirdi. Aşağı yukarı 10 yıldır bu usul bir aileye, 2 yarıcıya şeklinde değişti. Üstüne kalacak yer ve ineği için ahır istenmeye de başlandığından bu modelin pek de tadı, ekonomik tarafı kalmadı. Hep eleştirdiğimiz, maddi kaynağımızı aktardığımız Gürcü ve Azeri yevmiyecilerde yok bu sezon. Akrabalar, komşular arasında hasetliği sanırım bilmeyen yoktur, genelde sen yoksan kimse senin çayına el atmaz. Zaten onun da kontenjana vs takılmadan çayını satabilme telaşı vardır. Bu durumda bölgeye gelemeyecek olanın çayını kim toplayacak yada toplattıracak sorusunun yanıtı maalesef havada kalmıştır.

Sayın valimizin iyi niyetle ifade ettiği üzere öyle uzaktan telefonla çözümlenebilecek gibi bir husus değil bu. Rize’nin tek vekili gibi gözüken Muhammet Avcı’nın bir siyasetçi olarak konuya duyarlılığı hissediliyor ama belli ki iki arada bir derede kalmışlıkları ve aşamadığı duvarlar var. Çaykur Genel Müdür Vekili Yusuf Ziya Alim’de 2020 yılı çay sezonu için gerekli hazırlıkların yapıldığını, çay sezonunda hizmet verilecek 47 fabrikanın fiziki hazırlıklarının 27 Mayıs’a kadar tamamlanacağını ve çay üreticilerinin mağdur edilmeyeceğini, geliştirdikleri 44 maddelik Covıd 19 eylem planı çerçevesinde yaş çay mubayaasında bulunacaklarını ifade ediyor ama çay müstahsilinin önemli bir kısmının üretim alanına gelememiş olmasını dikkate almıyor gibi. Fiziki tedbirini almış ama Çay’ın dalında kalmış olup olmaması, ilk sürgünde toplanamayacak Çay’ın ikinci sürgünü de veremeyeceği, sezonda oluşabilecek 50 bin tonluk kuru çay üretim kaybının çay kaçakçılarının iştahını nasıl kabarttığı ilgi alanında değilmiş gibi.

ÇAY, TARIMDAN SAYILMIYOR MU?

Fındıklı Belediyesinin bölge insanından sigortalı istihdam projesini somut bir adım, çözüm olarak görürken “Rize’de hiçbir şekilde akraba, yarıcı ve muhtarlar kanalıyla çayını toplatamayan kişilere kurulan Çay Vefa Ekibi tarafından destek olunarak hiç kimsenin çayının dalında kalmayacağına inancım tamdır” diyen Esnaf Odası Başkanı Güven Aksoy dostumu da açıkçası anlayamadım.

Bölgede her ailenin çaylık sınırları iç içe geçmiştir, aile içinde bile ancak çaylıkla fiilen ilgilenenler bilir hangi tamıdan, kızılağaçtan itibaren kendi çaylıklarının başladığını. Fotoğraf bu iken Rize’ye komşu risk oranı düşük illerden, ilçelerden vatandaşlar getirilerek çaylar toplanabilir diyenlerde var. Bekara karı boşama gibi.

Madem işi yapıp yapamayacağı bile su götürür insanları Rize dışında bulup getireceksiniz, o zaman RTSO Başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu’nun eleştirilerine kulak verin. Başkan, Çay cüzdanı olan en az bir kişi çay bahçesinin başında olmalıdır. arazisini ve ürününü takip etmelidir" diyor haklı olarak.

Elbette pandemi düşme eğiliminde olsa da tedbiri elden elbette bırakmamalı, gevşememeli. Buna karşın hasat dönemi gelen ürünlerin sağlıklı bir şekilde toplanması, işlenmesi için de gerekli tedbirleri alıp uygulamak bu kadar zor, atla deve olmamalı.

Şansımıza iklim nedeniyle sezon Mayıs’a sarktı, az da olsa zaman var. Her koşulda Çay üreticisinin mağdur edilmemesi ve Türk Çaycılığının üzerinden kara bulutların def edilmesi için koronavirüsle mücadelede aksatılmadan sorunun çözümü ve rahat uyuyabilmesi için Muhammet Avcı vekilim Rize ve Doğu Karadeniz gereğini sizden bekliyor.

YAŞ ÇAY’IN EDERİ 4 MİLYAR TL

Geleyim Rize Ticaret Borsasının verilerinden hareketle yaş çayın bölge ekonomisindeki ağırlığına;

 

Artvin, Rize, Trabzon ve Giresun'da 2019 verilerine göre 126.531’ i Rize’de olmak üzere 199 bin 645 aile yaş çay tarımı yapıyor. 785 bin 693 dekarlık çay arazilerinin de 527 bin 715 dekarı (g,23) Rize’de. Yaklaşık 200 bin aile her yıl ortalama Çaykur ve Özele 1.338 bin ton yaş çay satarak 2019’un ortalama rakamı ile 3,5 milyar TL gibi brüt gelir elde ediyor.

Endüstrinin disiplinlerini koyan Çaykur ama özel sektörde toplamda Çaykur kadar yaş çay mubayaası yapıp, kuru çay üretiyor. Ortalama 240- 260 bin civarında gerçekleşen kuru çay üretiminin de raf öncesi kaba değeri 6 milyar TL.

2014 – 2019 yılları arasında Çaykur ortalama her yıl Çaykur 668 bin ton, Özel sektörde 671 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirmiş. Özel sektörde 6 yıl boyunca ortalamadan pek fazla sapma gözükmezken ÇAYKUR’da 525 bin ton ile 750 bin arasında gerçekleşmeler olmuş!

Dünya Çay Raporu sonuçlarına göre, yılda kişi başı en çok çay tüketen ülkeler sıralamasında 3,5 kilogram ile Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bu tüketim rakamı üç aşağı beş yukarı yıllık kuru çay üretimimizle de denk. Kaçak yada ithal çaya gereksinimimiz yok, olmamalı da.

Her ne kadar resmi verilere göre 118 bin tonu Tasnifli Kuru Çay olmak üzere 122 bin 510 ton kuru çay stokumuzun olması ilk aşamada bu yıl için endişeleri dağıtıyor olsa da içinde bulunduğumuz süreç ithal yada kaçak çay açısından da önemli. Bu nedenle yıllık yaş çay mubayaasının ortalama 2 sinin gerçekleştirildiği ve en kaliteli çayın elde edildiği ilk sürgünde fire verilmemesi gerekiyor. Bu sezonun ilk sürgününde alınabilecek 450 bin ton yaş çayın ’sinin dalında kalması, ikinci sürgüne de etkisi ile yaklaşık 150 bin ton verimli yaş çay yaprağının kaybı anlamına gelmektedir.

Recep Ali Aksoylu / 26 Nisan 2020

 
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Haziran 2021
Fenerbahçe Spor Kulübü, futbolda Ali Koç ile başarılı değildir
06 Haziran 2021
SANAYİCİ DIŞ PAZARA YÖNELİNCE İÇERDE ÜRETİM, SATIŞ DURMA NOKTASINDA!
20 Nisan 2021
BU RAMAZAN KOMŞUMUZUN KALBİNE DOKUNALIM
18 Ocak 2021
DÜNYA YILDIZI MESUT ÖZİL LİGİMİZE RENK KATACAK
13 Ocak 2021
ALLAH AŞKINA RİZENİN SEMBOLU BARDAK OLUR MU?
12 Ocak 2021
Mağdur Çaykur Rizespor'dan Başka Herkes Konuşuyor!
05 Ocak 2021
YENİ ASGARİ ÜCRETİN EMEKLİ VE ORTANCA MAAŞLARINA BASKISI
13 Aralık 2020
RAHMİ METİN BAŞKANIM RİZE SİZDEN TOPA GİRMENİZİ BEKLİYOR
13 Aralık 2020
TOMAS HOCANIN ÇAYKUR RİZESPOR’U 7 SEZONUN EN İYİSİ
07 Kasım 2020
Mesut Yılmaz'a Vefa Borcu
19 Eylül 2020
BAKANLIĞIN DERS KİTAPLARI İSRAFINA EBA DA EKLENDİ Mİ?
20 Temmuz 2020
DÜŞECEK SON İKİ TAKIM ARASINDA Ç RİZESPOR OLABİLİR Mİ?
10 Haziran 2020
PERAKENDE DE STOK YÖNETİMİ
10 Mayıs 2020
YANLIŞ LOKASYONA KARŞI OLMAK, YATIRIMA KARŞI OLMAK DEĞİLDİR!
08 Nisan 2020
KREDİLER 3 AY ÖTELENDİ, PEKİ ÇEK’LER NE OLACAK?
29 Mart 2020
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI APAR TOPAR Mİ GİTTİ?
24 Mart 2020
İÇİMİZ DIŞIMIZ CORONA. HEPİMİZİ ALDI HORONA!
03 Mart 2020
ÜNAL KARAMAN’A CAMİANIN DESTEĞİ TAM
01 Mart 2020
ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ YOK, TEMİZLEYİP DÖNECEĞİZ İNŞALLAH
06 Şubat 2020
EUROLİG’DE EFES – FENERBAHÇE FİNALİ NEDEN OLMASIN !..
12 Ocak 2020
EKREM ORHON’U “ANLA”YABİLMEK
06 Ocak 2020
KANAL İSTANBUL DEĞİL, TÜRKİYE’NİN 2.BÜYÜK KENTİ PROJESİ
29 Aralık 2019
TÜRK MALI MI, YERLİ Mİ?
20 Aralık 2019
SAMSUN'DAN SARP'A... EMİN MİSİNİZ 
04 Aralık 2019
OVİT GEÇİLMESİN Mİ İSTENİYOR!
30 Kasım 2019
KONU İSTİHDAM, RAKAMI DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ !..
19 Kasım 2019
ÇAY İYİ KAZANDIRINCA RİZELİ KENEVİRİ UNUTTU
16 Ekim 2019
Rizeli ve Elazığlı Gençler Biz ANADOLUYUZ Dediler
28 Eylül 2019
DÖNDÜK MÜ YİNE BAŞA!
23 Eylül 2019
FERETİKONUN COĞRAFİ TESCİLİ VAR, KENDİSİ ?
08 Eylül 2019
KARADENİZ FOLKLORUNDA ARMONİK VE BAĞLAMA
14 Ağustos 2019
Vanpir Kelebek
18 Temmuz 2019
RİZE’DE Kİ SPOR TESİSLERİNE YEREL DEĞERLERİMİZİN ADININ VERİLMESİ, RAHMİ METİN BAŞKANDAN TALEBİMDİR
04 Temmuz 2019
Ne Vedat'mış Be
26 Haziran 2019
23 Haziranda Sevgi Dili Kazandı
10 Haziran 2019
Futbol Sadece Futbol Değildir !..
28 Mayıs 2019
RİZE’NİN ŞEHİR HASTANESİNE DEĞİL, HEKİME VE ENDÜSTRİYE İHTİYACI VAR
21 Mayıs 2019
Yeni Eğitim Matematiksiz mi ?
03 Mayıs 2019
ANAYASASI OLMAYAN İŞLETMELER / AİLE İŞLETMELERİNDE KURUMSALLIK
23 Ocak 2019
KASIMPAŞA GALİBİYETİ KÜMEDE KALMA ÜMİTLERİNİ YEŞERTTİ
30 Aralık 2018
RİZE MERKEZDE ZORUNLU KENTSEL DÖNÜŞÜM KARARI NASIL UYGULANACAK?
01 Ekim 2018
ÇAYKUR RİZE, COCU’YU GÖNDERİP ERSUN YANAL’A KAPI MI AÇACAK?
28 Eylül 2018
Vampir Kelebek Karadeniz'de Şimdide Arıcıları Tehdit Ediyor !..
24 Eylül 2018
Rize'de Kesilen Ağaç Konusunda Süreç İyi Yönetilemedi
31 Ağustos 2018
BAŞKAN KASAP’TAN ATMA TÜRKÜCÜ AHMET’E GECİKEN VEFA
08 Ağustos 2018
YANGIN EVİMİZDE, İŞİMİZDE. ALEVLERİN ÖNÜ ALINMALI
24 Temmuz 2018
SAMSUN-SARP DEMİRYOLU HATTI LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇTIR
29 Haziran 2018
TÜRKİYE VE RİZE’DE 24 HAZIRAN’IN RAKAMLARLA ANALİZİ
16 Haziran 2018
NURAY AKSOY, MAMOŞ VE TEVAFUK
16 Haziran 2018
NURAY AKSOY, MAMOŞ VE TEVAFUK
10 Haziran 2018
İnsan Kaynaklarına Değer Veren Şirketlere Çalışmak
03 Haziran 2018
FENERBAHÇE’DE YILDIRIM ALİ KOÇ ARTIK BAŞKAN !
28 Mayıs 2018
ATATÜRK MİLLET BAHÇESİ VE İSTANBUL’UN HAVA LİMANLARI
25 Mayıs 2018
OLMADAN OLMUŞUN YÜKLEYECEĞİ RİSKE DİKKAT
26 Mart 2018
Tereyağı'nda Trabzon Kerameti
09 Mart 2018
KAFANIN İÇİ DAHIL YÜK TAŞIDIKÇA AĞIRLAŞIR.
05 Mart 2018
Herkesin Herkesi Yenebildiği Bir Garip Lig TFF 1. Lig !
12 Şubat 2018
Ezeli -Ebedi Rakibimiz Şampiyon Olsun Daha İyi
24 Ocak 2018
Siyasiler kampanyayı,Kime Neden Yapar !
30 Aralık 2017
Bari Asgari Ücretten Vergi Alınmasın !
02 Aralık 2017
ABD’DE Kİ KANITLAR TÜRK YARGISI İÇİN DE GEÇERLİDİR.
29 Kasım 2017
FW: FRANCHİSİNG BAYİLİK DEĞİLDİR, KOMPLE İŞLETMECİLİK MODELİDİR. RA Recep Ali Aksoylu Yanıtla| Bugün, 06:31 medya@acoor.net FRANCHİSİNG Bayilik Değildir.docx 22 KB 2 ekin (118 KB) Tümünü indir
21 Kasım 2017
RİZE RTEÜ’DE GARİP İŞLER OLUYOR…
09 Kasım 2017
EKMEĞİN DIŞI İÇİNDEN AZ Mİ KİLO ALDIRIYOR?
01 Kasım 2017
RİMER'in Rize yerel Kültürüne katkısı Kemençe,Tulum Mozika
23 Ekim 2017
GS – FB DERBİSİNDE CÜNEYT ÇAKIR NEDEN GÜNAH KEÇİSİ Kİ !..
Haber Yazılımı